Erzincan’ın bir deprem kenti olduğunu hatırlatan Sarıgül, iktidar kanadından gelen açıklamaların çelişkili olduğunu belirterek önemli sorular yöneltti.
Sarıgül, deprem konusunun siyaset üstü bir mesele olduğuna dikkat çekerek, “Depremi konuşmak siyaset yapmak değildir. Bu hayati bir meseledir.” dedi.
İktidar temsilcilerinin zaman zaman “Kamu binalarımız depreme dayanıklı, özel binaları da dayanıklı yapmaya çalışıyoruz” dediğini, bazen de “Deprem riskine karşı en hazırlıklı il Erzincan” açıklamasında bulunduğunu ifade eden Sarıgül, Cumhurbaşkanına Erzincan’da 10 bin bağımsız bölümün deprem açısından risk taşıdığı bilgisinin verildiğini hatırlattı.
Sarıgül, “Ben de buradan bir kez daha soruyorum: Can Erzincan depreme hazırlıklı mı, değil mi?” diye konuştu.
“24 Yılda Riskli Yapılar Neden Tespit Edilmedi?”
1992 depreminin üzerinden 34 yıl geçtiğini hatırlatan Sarıgül, bu sürenin 24 yılında ülkeyi mevcut iktidarın yönettiğini belirterek şu soruları yöneltti:
24 yılda Erzincan’daki riskli yapılar neden tespit edilmedi?
Riskli binalar neden güvenli hale getirilmedi?
AFAD’ın 2021 yılında Erzincan’ın deprem açısından zayıf yönlerini belirlediğini hatırlatan Sarıgül, bu tespitlerden sonra hangi adımların atıldığını sordu.
“Yapı Stoğunun Yüzde Kaçı Depreme Dayanıklı?”
Erzincan Belediyesi’nin 2020 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yazı yazarak kentteki yapı stokunun yüzde 58’inin yenilenmesi gerektiğini bildirdiğini hatırlatan Sarıgül, aradan geçen süreye rağmen somut bir sonuç görülmediğini söyledi.
Sarıgül şu soruları da gündeme getirdi:
Erzincan’daki yapı stokunun yüzde kaçı bugün depreme dayanıklı?
Yapı Stoğu Değerlendirme Komisyonu bugüne kadar ne yaptı?
Erzincan’da acil toplanma alanları yeterli mi?
Yeni tali yollar ve çevre yolu için hangi çalışmalar yapıldı?
Kentte 4–5 kat yapılaşmaya izin veriliyor mu?
1992 depreminde ağır hasarlı olduğu halde yıkılmayan binalar var mı?
“Deprem Öldürmez, Bina Öldürür”
Sarıgül açıklamasında, gelişmiş ülkelerde depremlerin can kaybına yol açmamasının nedeninin sağlam yapılaşma olduğunu belirterek, “Japonya’da bizden daha şiddetli depremler oluyor ama insanlar ölmüyor. Çünkü binalarını depreme dayanıklı yapıyorlar.” dedi.
Deprem riskine karşı daha güçlü bir kurumsal yapı gerektiğini savunan Sarıgül, Deprem ve Doğal Afetler Bakanlığı kurulması gerektiğini ifade etti. Sarıgül, devletin yalnızca afet sonrasında değil, afet gerçekleşmeden önce de vatandaşın yanında olması gerektiğini vurguladı.

