Tan, güçlü şehirlerin kendi üreticisine sahip çıkan ve yerel değerlerini büyüten şehirler olduğunu ifade etti.
Süleyman Tan açıklamasında, günümüz dünyasında sadece üretmenin ekonomik başarı için yeterli olmadığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bir şehrin ekonomik ve kültürel olarak kalkınmasının en temel yolu; üretimi katma değere dönüştürmekten geçiyor. Hammaddeyi işlemek şehre ekonomik güç kazandırır, doğru tanıtım küresel pazarda görünürlük sağlar, markalaşmak ise o ürüne hak ettiği değeri ve saygınlığı kazandırır.”
Yerel üreticinin desteklenmesinin şehir ekonomisine doğrudan katkı sunduğunu vurgulayan Tan, markalaşmanın yalnızca ekonomik değil aynı zamanda kültürel bir kazanım olduğuna dikkat çekti.
Tan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Ürünün ham olarak satılması yerine işlenerek sunulması, şehir içinde yeni iş alanları ve daha yüksek gelir kapıları açar. Markalaşan her yerel ürün, o şehrin kimliğinin bir parçası haline gelir ve şehrin adını daha geniş kitlelere duyurur. Kendi üreticisini destekleyen şehirler ise dışa bağımlılığı azaltarak daha güçlü ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı kurar.”
Erzincan’ın sahip olduğu değerlerin doğru vizyonla çok daha güçlü bir noktaya taşınabileceğini ifade eden Süleyman Tan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Güçlü şehirler sadece üreten değil, ürettiği değere vizyon katarak onu dünya markasına dönüştüren şehirlerdir. Erzincan’ın da bunu başaracak potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle değişim artık şart.
‘Senin Odan, Senin Sesin.’”
