Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sahuru Atlamak Bu Hastalıkları Tetikliyor!

Ramazan ayında uzun süren açlığın ardından iftar sofralarında yapılan beslenme hataları, mide ve bağırsak sistemini olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle aşırı yağlı, kızartma ve hamur işi ağırlıklı beslenme ile iftar sonrası hemen uzanmak; reflüden gastrite, hazımsızlıktan safra sorunlarına kadar pek çok problemi beraberinde getirebiliyor.

Ramazan ayında uzun süren açlığın ardından iftar sofralarında yapılan beslenme

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Murat Saruç, Ramazan’da mide problemleri yaşamamak için dikkat edilmesi gereken en önemli üç kuralı şöyle sıralıyor:

İftarı yavaş ve küçük porsiyonlarla açmak, sahuru mutlaka yapmak ve aşırı yağlı-şekerli yiyeceklerden kaçınmak.

Prof. Dr. Murat Saruç ayrıca kronik hastalığı olan kişilerin, oruca başlamadan önce mutlaka doktorlarına danışarak ilaç saatlerini yeniden düzenlemesi gerektiğini vurguluyor.

 

SAHURU ATLAMAK RİSK OLUŞTURUYOR

 

Sahur, gün boyu kan şekerinin dengede kalmasını sağlarken ani tansiyon düşmeleri ve halsizliği de önlüyor. Sahura kalkmamak açlık süresini uzatarak; baş ağrısı, halsizlik ve hipoglisemiye yol açabiliyor. Ayrıca mide asidinin boş mideyle uzun süre temas etmesi gastrit ve reflüyü tetikleyebiliyor.

 

İFTARA KÜÇÜK PORSİYONLARLA BAŞLAYIN

 

Uzun süreli açlık sonrası mide hareketleri yavaşlıyor. Bu nedenle iftarda bir anda fazla yemek tüketmek; şişkinlik, mide ağrısı ve reflüye neden olabiliyor. Uzmanlar, orucun çorba, su ve hurma gibi hafif besinlerle açılmasını, ana yemeğe geçmeden önce 10–15 dakika beklenmesini öneriyor.

 

YAĞLI VE KIZARTMA TÜRÜ GIDALARA DİKKAT

 

Aşırı yağlı, kızartma ve hamur işi gıdalar mide boşalmasını geciktiriyor ve asit üretimini artırıyor. Bu durum hazımsızlık, yanma ve gece reflüsünü sıklaştırırken karaciğer ve safra kesesini de zorlayabiliyor.

 

TUZLU BESİNLERİ SINIRLAYIN

 

Tuzlu yiyecekler susuzluğu artırıyor ve tansiyon dengesini bozabiliyor. Özellikle sahurda salam, sucuk ve aşırı tuzlu peynir tüketimi risk oluşturuyor. Ramazan’da sıvı dengesini korumak en az besin seçimi kadar önem taşıyor.

 

SUYU GÜN İÇİNE YAYIN

 

İftar ile sahur arasında yeterli sıvı almak; kabızlık, böbrek taşı ve tansiyon problemlerini önlemede önemli rol oynuyor. Ancak bir anda aşırı su içmek mideyi gererek şişkinlik yapabiliyor. Uzmanlar su tüketiminin zamana yayılması gerektiğini belirtiyor. Çay ve kahve ise suyun yerini tutmuyor, aksine sıvı kaybını artırabiliyor.

 

İFTARDAN SONRA 1,5–2 SAAT KURALI

 

Yemekten hemen sonra yatmak, mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasına neden olarak reflüyü tetikleyebiliyor. Bu nedenle iftardan sonra en az 1,5–2 saat dik pozisyonda kalmak öneriliyor. Özellikle mide problemi yaşayanlar için bu kural büyük önem taşıyor.

 

İLAÇ SAATLERİNİ DOKTORA DANIŞIN

 

Ramazan’da ilaç saatlerini gelişigüzel değiştirmek ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Kan sulandırıcılar, tiroit ilaçları ve ritim düzenleyiciler yanlış kullanımda risk oluşturabiliyor. Özellikle mide koruyucuların aç karnına alınması gerektiği belirtiliyor.

 

EGZERSİZİ BIRAKMAYIN

 

Hareketsizlik kabızlık ve kilo artışına yol açabiliyor. Ancak aç karnına ağır egzersiz önerilmiyor. İftardan 1–2 saat sonra yapılan hafif tempolu yürüyüşler sindirimi destekliyor ve kan şekerini dengeliyor.

Uzmanlar, bilinçli ve dengeli beslenme alışkanlıklarıyla Ramazan ayının hem manevi hem de fiziksel açıdan sağlıklı geçirilebileceğini belirtiyor.